Milattan önce 7 binli yıllara dayanan tarihiyle Anadolu’nun en eski yerleşim yerleri arasında yer alan Mersin’deki Yumuktepe Höyüğü’nde gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, Hitit ve Bizans dönemlerine dair yeni bulguların incelenmesine olanak tanıyor.
1937 yılında başlayan ilk arkeolojik çalışmaları ile farklı uygarlıkların izlerini taşıyan bu höyük, Toroslar ilçesinde “Medeniyetler Beşiği” olarak anılmaktadır. Neolitik dönemden Orta Çağ’a kadar uzanan çeşitli tabakaların kalıntıları burada ortaya çıkmıştır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle sürdürülen 30. dönem kazı çalışmaları, İtalya’da bulunan Bari Aldo Moro Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Giulio Palumbi önderliğinde gerçekleştirilmektedir.
20 kişilik bir ekip, Hititologlar, arkeologlar ve sanat tarihçilerinden oluşmaktadır ve höyüğün kuzey cephesinin doğu ve batı alanlarında çalışmalara devam etmektedir.
Kazıların odak noktası, Bizans Dönemi’ne ait yerleşim alanı olarak bilinen “teras” ile 1939’da keşfedilen Hitit Dönemi sur yapısıdır. Bu bölgelerde iki döneme ilişkin yeni bulgular araştırılmaktadır.
Prof. Dr. Giulio Palumbi, Yumuktepe Höyüğü’nün 9 bin yıllık geçmişe sahip önemli bir antik yerleşim alanı olduğunu ifade etti.
Bölgedeki kazı çalışmalarında yeni bulgular elde etme hedefinde olduklarını belirten Palumbi, 1930-1940 yıllarda Liverpool Üniversitesi’nden John Garstang’ın çalışmaları sırasında belirlenen Hitit Dönemi sur duvarının temel yapılarının tespit edildiğini vurguladı.
Ayrıca, yeni çalışmaların hedeflerinden biri de höyüğün zirve ve teraslarında tespit edilen Bizans Dönemi yerleşmesinin kapsamını ve konumunu detaylandırmaktır.
Palumbi, geçmişte elde edilen bilgilerin izini sürdüklerini ve John Garstang’ın tespit ettiği Hitit Dönemi sur yapısının devamını bulmayı amaçladıklarını belirtti.
Eski kazılardan itibaren sınırlı verilere sahip oldukları Erken Tunç Çağı’na dair yeni bulgular elde etme hedefinde olduklarını ifade eden Palumbi, Yumuktepe’nin milattan önce 3 binli yıllarda Batı Anadolu ve Akdeniz ile iletişimini anlamak için çalışmalara odaklandıklarını söyledi.
Yaklaşık bir yüzyıl önce başlatılan kazıların yanı sıra, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle oluşturulan arkeopark projesi ile bu tarihi mirasın daha geniş kitlelere aktarılması planlanmaktadır. Proje kapsamında, kazı alanlarının bir kısmının çatı ile örtülerek turizme kazandırılması amaçlanmaktadır. Böylece, halkın bu çalışmalar hakkında bilgi edinmesi ve ortaya çıkan yapıları görme imkânı bulması sağlanacaktır.