Demre’de, M.S. 4. yüzyılda piskoposluk yaparak uzun yıllar yaşayan ve ölümünden sonra ismini taşıyan Aziz Nikolaos Kilisesi, tüm dünyada “Noel Baba” olarak bilinen Aziz Nikolaos’un anıtıdır. 2022 yılındaki kazılarda ortaya çıkarılan, Aziz Nikolaos’un ayak bastığı mozaik zeminlerin üstünün kapatılması birçok kişide tepki uyandırdı.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Eskiçağ Tarihi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Erkan Konyar, bu durumun hem bilimsel hem de tanıtım açısından yanlış bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Konyar, “Koruma Kurulu, bu mozaikleri korumak amacıyla kapatmayı tercih ettiyse bu, dünya genelinde birçok örneği olan bir yaklaşım değil,” dedi. “Bu kadar değerli bir alanın görünür olması, hem inanç turizmi açısından hem de bölgeyi ziyaret edenler için yeni lokasyonlar oluşturulması açısından önemlidir.”
Prof. Dr. Konyar, bu konunun sadece yerel bir Koruma Kurulu kararı olarak algılandığını ifade etti. “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın böyle bir durumdan haberi olduğunu düşünmüyorum. Aksi takdirde gerekli müdahaleleri yapardı. Bir taraftan Demre’ye turist çekilmeye çalışılıyor, diğer taraftan ise bu kadar önemli bir görselin kapatılması tamamen yanlış bir karar,” açıklamasında bulundu.
Aziz Nikolaos’un ayak bastığı mozaiklerin büyük bir değere sahip olduğunu belirten Konyar, bu alanda görünür kılma çalışmalarının acilen yapılması gerektiğini kaydetti. “Hangi çağda yaşıyoruz, kapatmak koruma değildir. Üstü açık koruma yöntemleriyle bu eserlerin korunması ve sergilenmesi mümkün olmalıdır,” dedi.
Gelişen teknolojinin, mozaiklerin korunması için çeşitli ve uygun maliyetli yöntemler sunduğunu vurgulayan Konyar, “Bu tür koruma yöntemleri sayesinde, eserleri açık tutarak insanların erişimini sağlamak mümkün,” dedi.
Kapatma uygulamalarının toplumsal tepkilere yol açtığını da söyleyen Konyar, Türkiye’nin kültürel imajı için bu tür eylemlerin sorun teşkil ettiğini belirtti. “Kapatma ile ilgili tartışmalar, beraberinde komplo teorilerini de getiriyor. Bu tür sorunlara mahal vermemeli ve açık koruma önlemleri almalıyız,” diye ekledi.
Sonuç olarak, Prof. Dr. Konyar, bu mozaiklerin toplumun erişimine açılması gerektiğini ve Türkiye’nin kültürel mirasının korunmasının yanında tanıtımına da katkı sağlayacağını söyledi.