Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Türkiye’deki konaklama fiyatlarının rakip ülkelere oranla yüksek seyretmesi nedeniyle turistlerin yön değiştirme eğiliminde olduğunu belirtti. 2025’te turizm için öngörüde bulunmanın güç olduğuna değinen Bağlıkaya, turizm sektörü ve mevcut sorunları hakkında görüşlerini paylaştı.
2024’ün son çeyreğine girilmesiyle birlikte, Turizm Bakanı’nın her ay rekorları duyurduğunu ifade eden Bağlıkaya, bu rekorların dünya ölçeğinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Akdeniz havzasında Türkiye’nin güçlü bir rekabet içinde olduğunu kaydeden Bağlıkaya, İspanya, Yunanistan ve İtalya’nın sürdürülebilir turizm uygulamalarıyla öne çıktığını, Türkiye’nin bu aşamadan henüz ilerlemediğini aktardı.
Yıl sonunda 60 milyon turist ve 60 milyar dolar turizm geliri hedefinin tutup tutmayacağı sorusuna yanıt veren Bağlıkaya, Dünya Turizm Örgütü’nün kriterlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Günübirlik gelen ziyaretçilerin konaklama sayısının yüksek olmasının turista dahil edilmediğini hatırlatarak, temmuz ve ağustos aylarında yaşanan turist düşüşüne dikkat çekti. Özellikle, bu aylarda otellerin yüksek fiyatlarıyla birlikte, Antalya’nın sıcak imajının da etkili olduğunu belirtti.
Bağlıkaya, doluluk oranlarının artırılması için turizmde ürün çeşitliliğinin artırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin mevcut doğal ve kültürel değerlerine daha fazla yatırım yapılması gerektiğini ifade eden Bağlıkaya, Artan rakipler karşısında fark yaratmak için alternatif turizm ürünlerinin geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Sektördeki gelişmelerin önemine işaret ederken, yüksek enflasyon karşısında yerli turistlerin tatil yapma imkânlarının azaldığını belirtti. Erken rezervasyonun önemine vurgu yapan Bağlıkaya, yerli turistlerin tatil için alternatif bölgeleri tercih etmeleri gerektiğini önerdi.
Seyahat acenteleri açısından, Türkiye genel ekonomik durumu ile doğru orantılı bir etkilenme yaşandığını ifade eden Bağlıkaya, bu dönemde yaklaşık 150 acentenin kapanma sürecine girdiğini, genel olarak aile işletmelerinden oluşan sektörün zorluklar yaşadığını belirtti.
Maliyet artışlarının sektörde yarattığı baskılara değinen Bağlıkaya, TL’nin değer kaybının döviz kurlarına göre şekillendiğini ve bu durumun işletmeler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını söyledi. Gelecek dönem için belirsizliklerin devam ettiğini ifade eden Bağlıkaya, döviz kuru ve enflasyon arasındaki dengenin sektördeki dönüşümlerde belirleyici olacağını vurguladı.
Bölgedeki savaş durumları ile turizm ilişkisini de gözler önüne seren Bağlıkaya, savaş ortamının turizmi olumsuz etkilediğini belirtti. Örneğin, Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmanın iki ülke vatandaşlarının tatil alışkanlıklarını etkilemediğine dikkat çekti.