Son yıllarda sık sık karşımıza çıkan “Kaçak eserler yurda dönüyor” ifadesi, geçtiğimiz hafta kültür dünyasının gündeminde önemli bir yer tuttu. Kaçak yollarla yurt dışına çıkarılan 14 eser, 50 yıllık bir uluslararası çabanın sonunda New York Türk Evi’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim edildi.
Bu eserler arasında, Burdur’daki Boubon Antik Kenti’nde 1960’lı yıllarda gerçekleştirilen kaçak kazılar sonucu elde edilen iki bronz heykel başı ile anıtsal boyutta bir bronz kadın heykelinin son derece önemli bir yeri bulunmaktadır.
Söz konusu heykeller, arkeolog Prof. Dr. Jale İnan tarafından kaçırıldığı tespit edilen eserler arasındadır. Prof. İnan, bu heykellerin geri getirilmesi için 1973 yılından vefatına kadar mücadelesini sürdürmüştür.
Geçen yıl da bu grup içerisindeki başka bir önemli eser, Marcus Aurelius heykeli, yurda dönerek kültürel mirasımıza kazandırılmıştı.
Kaçak eserlerin geri dönüşü, sadece arkeolojik vitrinlerimizi zenginleştirmekle kalmayıp, aynı zamanda tarihi ve kültürel kimliğimizin korunmasına da büyük katkı sağlamaktadır.
Bu tür girişimler, uluslararası iş birliği ve diplomatik çabaların birer örneği olarak hafızalarda yer ediniyor.
Eserlerin yurda kazandırılması, geçmişte kaybettiğimiz zenginliklerin tekrar gün yüzüne çıkması açısından hayati bir öneme sahiptir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu konudaki çalışmaları, ülkemizdeki kültürel mirasın korunmasına ve tanıtımına yönelik önemini de artırmaktadır.
Eserlerin iade süreci, uluslararası alanda kültürel mülkiyet konusundaki hassasiyetleri de gözler önüne sermektedir.
Bu gelişmeler, kaçak eserlerle mücadeledeki kararlılığı ve tarihin korunmasına yönelik bilinçlenmeyi desteklemektedir.