Rotanıza ekleyebileceğiniz gezi yerleri

Ülkemizin ve tüm dünyanın geçtiği zor günlerden kurtulduktan sonra kendilerini ödüllendirmek isteyenler için İstanbul’a yakın, doğada huzurla yürüyüş yapılabilecek yerlerden birkaçını derledik…

Herkesin en büyük dileği bu zor dönemden en kısa sürede kurtulmak. Evinde kalmanın çok önemli olduğu bu günlerde kendilerini bir şekilde motive etmeyi başaranlar bu süreçten başarıyla çıkanlar olacak. Bizde bu sürece destek olmak için size rotanızı ekleyebileceğiniz birkaç yer hakkında kısa bilgiler verdik .

Maşukiye-Sapanca

İstanbul’a yakın gezilecek yerler listesinde ilk sıraya  tabii ki Maşukiye, Sapanca ikilisi yer alır. Havaların güzel olduğu bir dönemde harika bir doğa yürüyüşü yapabilir, alabalık yemenin keyfini çıkarabilirsiniz. Gitmeyenler için Sapanca Gölü ile Kartepe arasında kurulu her iki yerleşimin doğasının görülmeye değer güzelliğe sahip olduğunu belirtmekte fayda var.

Maşukiye’nin patika yollarında yürümenin keyfi, karşınıza çıkan tarihi konaklar sizi geçmişe götürecek.

Langoz Ormanları, İğneada

Adını, Trak kavminden alan İğneada Thyn’lerin yaşadığı yer anlamına geliyor.

Göç dalgasının bölgeye etkisi büyük olmakla birlikte özellikle güneyden, Eski Yunan kültürel tazyiki hiçbir zaman eksilmemiştir. Cumhuriyet döneminden önce Balkan Savaşı esnasında Bulgaristan istilasına uğrayan İğneada, Midye-Enez hattının çizilmesiyle Bulgaristan’a kalmışken Edirne’nin de kaybedilmesi sebebiyle yapılan taarruz ve antlaşmalarla bugünkü Trakya sınırı çizilmiş ve İğneada topraklarımıza katılmış. İğneada’nın fethini yöneten komutanın adı İne Bey’dir.  Buraya kendi adını verir ve ‘İneada’ adı zamanla İğneada olur. İğneada’nın burnu iğne şeklindedir. Bu yüzden adı İğneada’dır gibi düşünülse de adını aslında tarihten alıyor.

Kısaca tarihine değindiysek biraz da çevresinden, doğasından, mutfağından bahsedelim.

Langoz Ormanları Milli Parkının güney bölümü Saka Gölü, Deniz Gölü, Hamam Gölü, Pedina Gölü, Mert Gölü ile bu göllerin etrafındaki sazlık alanlar, longoz ormanları ve yaprak döken ormanlar; Milli Parkın kuzey bölümü ise, Erikli Gölü ve çevresindeki sazlık alanlar ile bu bölgeyi çevreleyen longoz ormanlarından oluşuyor.

Karadeniz’in kıyısında yer aldığından deniz mahsulleri mutfağı oldukça zengin. Özellikle balık sezonunda gelen ziyaretçiler İğneada merkezin deniz manzaralı restoranlarında çeşitli balık türlerinin tadına bakabilirler. İğneada Merkez’de birçok pansiyon ve otel bulunuyor. Ziyaretçilerin özellikle yaz sezonu yoğunluğundan dolayı rezervasyonsuz gelmemeleri tavsiye edilir.

Bu el değimemiş doğa harikasını gezenlere tavsiyemiz derin derin nefes almaları. Vücudunuzun yenilendiğini hissedeceksiniz…

Bursa

Doğa gezilerinden ziyade tarih kokan bir yere gitmek istiyorsanız ve Bursa’yı daha önce ziyaret etmediyseniz bizim tavsiyemiz Bursa’dan yana olur. Tarihiyle, yeşiliyle kendini korumayı başaran Bursa, tekrar gitmek isteyeceğiniz bir yer. Hangi bölgesine giderseniz gidin meşhur olan bir yere mutlaka rastlarsınız. Türbelerin, camilerin, güzel sokakların şehri Bursa.

“Ne zaman gidilir?” derseniz Bursa her mevsim güzeldir. Yılın herhangi bir zamanında gidebilirsiniz. Bursa’ya imkan varsa birkaç gününüzü ayırmanızı tavsiye ederiz.

“Ne yenir” derseniz de Bursa Kestane Şekeri, Bursa Kemalpaşa Tatlısı, Cantık denilen Bursa’ya has bir pide, Tahinli Pide ve tabi dünya markamız Bursa İskender Kebabı ile İnegöl köftesi ve yöresel yemeklerini deneyebilirsini. Cantık Pide ve Tahinli pideyi kahvaltıda da tercih edebilirsiniz. Ufak tadımlık lezzetlerdendir.

“Nereler gezilmeli?”sorusuna ise cevabımız ilk olarak şehrin merkezinde yer alan Ulu Camii. Ulu Caminin hemen yanı başında Kozahan, onun yanındaki …

Diğer gezilecek yerler; Yeşil Türbe ve Camii, Kapalı Çarşı,  Osmangazi ve Orhangazi Türbeleri, Bursa Kalesi ve Surları, Tophane Saat Kulesi, Irgandı Köprüsü, Muradiye Külliyesi,Osmanlı evi Müzesi, Kent Müzesi, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi.

Bursa’ya yakın gezi yerleri ise, Cumalıkızık, Trilye, Misiköy ve Uludağ.

Bursa’ya gitmişken Çekirge bölgesinde kaplıcaya girmeyi de unutmayın.

Bolu

Karadeniz’in keşfedilmesi gereken adreslerinden biri olan Bolu, yaz aylarında olduğu gibi kış aylarında da gerçek bir renk cümbüşünü bizimle buluşturuyor ve doğal güzelliklerin adresi olarak hem yerli hem de yabancı turistlerin listelerinde kendine yer bulmayı başarıyor. En sevdiğiniz şarkılar size eşlik ederken daha da güzelleşen Bolu yolları, sizi bekleyen güzelliklerin bir özeti gibi… Siz sadece kendinizi manzaraya bırakın!

Bolu deyince kimilerinin aklına ilk gelen, hazırladıkları muhteşem lezzetler ile nam salmış Mengen aşçıları oluyor. Kimileri de Yedigöller’i, Abant’ı, Gölcük’ü ya da Kartalkaya’sı ile Bolu’nun göz dolduran doğası… Biz bunlara ek olarak; Seben Kaya evleri, Yıldırım Beyazıd Camii, Akşemsettin Türbesi, Akkaya traverterleri ve son olarak Sülüklü Göl ekledik.

z

  • facebook
  • googleplus
  • twitter
  • linkedin
  • linkedin
  • linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.