Kilitbahir Kalesi

  • by Taha ŞAHİN
  • 1 year önce
  • 0

Tüm dünyanın eve kapandığı şu dönemde hem anılarımızı canlandıralım moral olsun hem de okuyuculara da gelecek için fikir olsun diye  bir yaz tatilinin başlangıcı olarak seçtiğimiz Kilitbahir Kalesini anlatmaya karar verdik.

Kilitbahir, bilmeyenler için belirtelim Çanakkale’nin Avrupa kıyısında yer alıyor. İstanbul’da Anadolu ve Rumeli Hisarları karşılıklı olduğu gibi Çanakkale’de de Sultaniye  ve Kilitbahir kalesi karşılıklı yer alıyor. Boğaza giriş yapan bütün gemiler burada bir kontrole tabii tutulurdu. Çünkü Marmara Denizi’ne ulaşmak, direkt olarak İstanbul’a çıkmaktı. İsim olarak buraya da bağlanabilir. Burası İstanbul’un anahtarı durumundaydı. Yani “bahrin kilidi”ydi.

Konumunu zihnimizde canlandırdıysak birazda tarihinden ve hikayesinden bahsetmek istiyorum.

İstanbul’un fethi sırasında Venediklilerin Bizans İmparatorluğu’na gönderdiği yardım gemilerinin kolaylıkla geçmiş ve engel olunamaması  Fatih’in gözünden kaçmamıştı. Boşluğu gören Fatih ilk fırsatta karşılıklı iki kaleyi yaptırdı. Fethinden sonra da birkaç kez tehdit görmüş ama geçilememişti. Bu yüzden bölgede kaleler daima sağlam tutulmuştur.

Kalenin ilk yapım tarihi 1462 olmakla beraber güney ucuna 1541 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından bir kule eklenmiştir. Sarıkule adındaki yapı yuvarlak şemalı ve içten kubbelidir.

Zamanla yıkılan kuzey kısmı, Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamit dönemlerinde birkaç onarım gördü. Deniz yönündeki surların önemli bir kısmı günümüze maalesef gelemedi.

Bu yönde top mevzileri yer almaktadır. İki kaleden karşılıklı atış yapılması halinde geçişler büyük oranda kapanırdı. Saldırı halinde taş sektirmesine benzer bir yöntem kullanılıyordu.

Yonca biçimli iç kale kendine özgü eşi olmayan bir yapıdır. İçerisinde üçgen bir kale daha bulunur. Burası 7 katlı olarak düzenlenmiştir tam olarak üçgen şeklinde değildir. Eski halinde kulelerin külahlı olduğu okumuştum. I. Dünya savaşında da kale kullanılmış güney yönlerine siperler yapılmıştır.

Günümüzde modern bir müze olarak hizmet veren kulenin üstüne çıkarsanız boğaz manzarasını keyifle seyredebilirsiniz.

Kısaca müzeden bahsedecek olursak ışıklandırması gayet başarılı yapılmış.

Açıklama panoları ve monitörlerden de istediğiniz bilgiye rahatça ulaşabiliyorsunuz. Müzede kale yaşamını idrak etmeniz için bütün imkanlar kullanılmış. Çoğu kendi arşivimizden olan resimleri de ekledik.

Son olarak da çevresinden bahsedecek olursak, Osmanlı zamanında kalenin çevresinde bir mahalle oluşmuş. Kendi halinde; sokak düğününe denk gelirseniz daha da keyif alabileceğiniz bir mahalle.

Bu bölgede ziyaret edebileceğiniz diğer tarihi eserler; cami, han ve ticaret alanları ve Uşşaki Tekkesi. Yakın zamanda teşhir tanzim projesi gerçekleşti. Mutlaka ziyaret etmenizi ve sahilde yer alan meşhur Gelibolu sardalyasını yemenizi tavsiye ederim…

  • facebook
  • googleplus
  • twitter
  • linkedin
  • linkedin
  • linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.