Ali Paşa Camii – Altınekin / Konya

  • by Taha ŞAHİN
  • 6 Ay önce
  • 0

Her yerde adı geçen yerlerle ilgili illaki dikkat çekici paylaşımlar oluyor. Bir Konyalı olarak adı az duyulmuş beldesinden ve burada yer alan tarihi eserlerden kısaca söz etmeyi kendime borç bilirim…

Eski adı Zıvarık olan Altınekin’in tarihi Hititlere kadar uzanıyor.

Zıvarık veya Suvarık “suyu bol” manasına gelir. Konya gibi kurak bir yörede bu kalitede ekin yetiştirilmesinden dolayı tarihi adı değiştirilip buraya 1963’te Altınekin adı verilmiş. Şuan yerli bir firmamız yörenin kıymetli ürünlerine ithafen Altınekin adı altında bitkisel yağ üretmekte ve ekonomisi tarıma dayalı bu yerleşimde tesisler kurmaktadır. Bunu anlatmamın asıl sebebi buranın tarım geçmişi.

1890 yılından sonra eski Nogay Hanlığının Rusya’da yaşayan halkının bir kısmı İstanbul üzerinden bu yöreye göçmüş. Tatar kökenli halk buraya geldiginde kendi ziraat tekniklerini de beraberinde getirmişler. Geçmişten beri araba konusunda gelişmiş olan bir coğrafya olan Doğu Avrupa havzasının medeniyeti olan Nogay’lar, Tatar arabalarını burada Konya düzlüklerde kullanmışlar. İşte ziraatın buradaki farkının sebeplerinden biri de budur. Konya’da sadece bu bölgede değil birçok ilçesinde bu şekilde göçmenler bulunur. Geçmişte yöreden Balkanlara yerleştirilen halk nasıl gittikleri yeri etkiledilerse aynı şekilde bizde de olmuştur.

Ali Paşa Camii – Altınekin / Konya

Konya yolundayken cuma vaktinin gelmesinden kaynaklı uğradığımız Altınekin’de gizli bir hazineye rastladık. Ali Paşa Camii, hem dış cephesi hemde içindeki kalemişleri ile kendine hayran bıraktır.

Kısaca camiden bahsedersek; mihraba dik 5 sahından oluşan cami son cemaat yerine, müezzin mahfiline sahiptir. Orijinali yöreye uygun olarak ahşap çatılı toprak damlı olmasına rağmen 1926’da kırma çatı ile örtülmüştür.

Cephesinin orjinal duvarları ise farklı malzemelerle sıvanmıştır. Caminin tarihlemesine gelirsek plan tipi ve malzeme sebebiyle bir Selçuklu Cami olarak başlandığını düşündürür.

Minareye baktığımızda şuan kısmen cami içinde kalan kaidesi bize en geç 16.yy’ı gösterir. Yerleşimin tarihine bakarsak kitabedeki tarihin ilk tarih olmadığını anlayabiliriz. Son tarihi ise bize 1855’i verir. İçerisindeki detaylar da bunu destekler.
.
Kitabe Metni: Maşaallah “Nasru’n minallahi ve fethu’ri-garib
Ya müfettihü’l ebvab iftah lena hayr-el-Bab”

Sene 1271/1855 .


Şimdi biraz da detaylarından ve süslemelerinden bahsedelim.

Caminin mihrabı orijinal Abdülaziz dönemine tarihlenir. Üzerine yapılan yağlı boyadan dolayı güzelliğini kısmen kaybetmiştir. Minberine gelecek olursak, mihrap gibi sade bir kuruluşta olan ahşap minber klasik dönem özelliklerini barındırmakla birlikte döneminden gelen atnalı kemer uygulamasını fark ettirmeden kullanır. Başkent üslubunun ilçelere ne kadar yayıldığını az çok anlatır.

Minberin merkezinde Mühr-ü Süleyman, köşkünün altında ise Anadolu’daki aynı dönemde aynı havzada camilerde ve sivil yapılarda sıklıkla göreceğimiz çarkıfelek motifi yer alır. Minber de mihrap gibi boya ile sıvanmış bir yandan da eskimiş bir durumdadır.

İç mekandaki dikine 5 sahın, 12 ahşap sütun ile desteklenmiştir. Sütun ayakları taş kaideye oturur. Başlıkları mukarnaslı olup çatıyı tekli yastıklarla desteklerler. Caminin orta sahini diğerlerine oranla sade olup bu sahının tam ortasında yine ahşaptan tavan süslemesi bulunur. Bunun haricinde ahşap kokulu, aydınlatması yeterli olan bu caminin mahfil kısmına gelecek olursak üst katı hanımlar için kullanılmakla beraber alt katında yine minberdeki gibi Endülüs (Atnalı) kemerleri görülür. Mihraptakine benzer kıvrımlarla ortada bir çıkma yapıp merkezine de ışınsal çarkıfelek motifi yerleşmiş. Konya’daki çoğu camiye 19.yy’da Osmanlı eli değdiği için mahfillerde yahut saçaklarda ışınsal tasarım bolca görülür.

Bu şirin ve orijinal caminin duvarları da boş bırakılmamış. Birbirinden güzel hat yazılarıyla ve Ayetel Kürsi ile donatılmıştır.

Böyle bir ilçeye gelmişken, pek yazılmamış ve pek konuşulmamış bir cami olmasından dolayı özellikle anlatmak istedim. Çünkü bilmediğimiz çok fazla güzelliğimiz var. Elimizden geldiğince hepimizin yöresel güzellikleri görsellerle ve bildiği kadarıyla tanıtması kültür bilincimizi artırabilir.

  • facebook
  • googleplus
  • twitter
  • linkedin
  • linkedin
  • linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.